‘Elinin hamuruyla’ barış mücadelesi veren kadınlar: Savaştan başka bir yol gerekliydi


Kadınlar, dünyanın birçok savaş bölgesinde gerek çatışma dönemlerinde gerekse barışın inşası sürecinde aktif olarak rol alıyor. ‘Barış için Kadın Girişimi’ de Türkiye’de son dönemde yaşanan şiddetin yarattığı tahribatın gözler önüne serilmesi ve silahların susarak müzakere masasına dönülmesi için çaba sarf ediyor.

Bir yandan olağanüstü hal ilan edilen bölgeye ziyaretler gerçekleştiren kadınlar, diğer yandan haftalardır düzenledikleri sokak nöbetleriyle kamuoyunun dikkatini savaşın yıkıcılığına çekmeye çalışıyor.

Peki diğer ülkelerdeki kadınlar nasıl başardı? Barış ve çatışma sürecinde üstlendikleri roller nelerdi? Seslerini duyurmak için ne gibi eylemler düzenlediler? Barışın öznesi olmak için neler yaptılar?

Dünya genelinden örnekler sunan bu derleme, kadınların barış için attıkları adımları gösteriyor:

İsrail

‘Siyah Giyen Kadınlar’ olarak bilinen ve dünya geneline yayılan eylem ilk olarak 1988 yılında İsrail’de yapıldı. Gazze ve Batı Şeria’daki İsrail işgaline karşı Filistin topraklarında başlayan Birinci İntifada’ya destek vermek isteyen İsrailli kadınlar, her hafta başta trafiğin yoğun olduğu kavşaklar olmak üzere kamusal alanlarda nöbet tutmaya başladı. Nöbetler ülke çapında devam etti. ‘Siyah Giyen Kadınlar’, İsrail ve komşu ülkelerin sınırını belirleyen ‘Yeşil Hat’ adı verilen çizginin ötesine geçti ve İsrail cezaevlerinde bulunan Filistinli mahkûmları ziyaret etmek gibi destek çalışmalarında da bulundu.

Siyah giyen kadınlar

Siyah giyen kadınlar

Uganda

1989 yılında Gulu bölgesinde yer alan bir kadın komitesi, kimsenin savaş hakkında konuşamadığı bir dönemde çeşitli kadın gruplarını bir araya getirerek barışçıl bir yürüyüş düzenledi. Kadınlar, cenaze törenlerinde söylenen şarkılar eşliğinde Gulu kasabasının merkezine yürüyerek şiddetin sona ermesi için taleplerini sıraladı. Gerilla ordusu LRA (Tanrı’nın Direniş Ordusu) üyesi çoğu kişi bu yürüyüşün ardından silahlarını bırakarak evlerine döndü. Kadınlar ayrıca ihtiyar heyetleri ve yerel liderler ile beraber çalışarak eski savaşçılar için rehabilitasyon merkezlerinin kurulmasına ön ayak oldu.

Papua Yeni Gine

Anneler oğullarını evlerine geri getirmek için ormanlık arazilere çıktı. Bougainville adasına giden kadınlar, BRA (Bougainville Devrimci Ordusu) ile müzakere etmek için vahşi ormanlara kadar ilerledi. Bu dönemde kadın grupları ve kadın liderler siyasi arenada kayda değer bir etki yarattı.

Adada yaşanan trajediye uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmekte önemli bir rol oynayan kadınların faaliyet alanları arasında, Protestan kiliselerinde dua toplantıları düzenleme, uzlaşma merasimleri ve barış yürüyüşleri organize etme ile resmi makamlara başvurma gibi konular yer aldı.

Sudan

Güney Sudan’da bazı kadınlar, kocalarını birbirlerini öldürmeyi bırakmadıkları sürece evliliğin getirdiği sorumlulukları yerine getirmemekle tehdit etti. Bazı kadınlar ise etnik çatışmayı protesto etmek adına Sudan geleneklerine göre en büyük ‘lanet’lerden biri olarak görülen eylemle gözdağı verdi: Soyunmak.

Liberya

Her şey, kadın barış hareketi lideri Leymah Gbowee’nin, ülkesindeki çatışmalara tepki vermek için üyesi olduğu kilisedeki kadınları savaşa karşı çıkmaları için bir araya getirmesiyle başladı. Gbowee’nin ilk icraatı, yüzlerce Hristiyan kadını barış için dua etmek için toplamak oldu. Günler sonra Müslüman kadınlar da Hristiyanlara katıldı ve hep beraber protesto eylemi yaptılar.

Leymah Gbowee

Leymah Gbowee

Eylemleri radyodan duyan birçok yerinden edilmiş kadın, barış kampanyasına katıldı. Beyaz giyinen yüzlercesi balık pazarına her gün kamp kurarak burada barış için şarkılar söylemeye başladı. Balık pazarının yeri, stratejikti: Liberya Devlet Başkanı Charles Taylor’ın konutundan görülüyordu ve Taylor’ın aracı her gün bu pazarın önünden geçiyordu. Günler içinde barış için eylem yapan kadınların sayısı 2 bin 500’ü aştı.

Liberyalı kadınlar

Liberyalı kadınlar

Kadınlar, kendi aralarında anlaşarak savaş bitene kadar partnerleriyle cinsel ilişkiye girmeyeceklerini, ‘seks grevine’ gideceklerini duyurdu.

Eylemler ses getirdi ve kadınlar Başkan Taylor ile görüşme gerçekleştirdi. Leymah Gbowee, Taylor’a şu sözlerle seslenecekti: “Savaştan usandık. Koşmaktan usandık. Yemek için yalvarmaktan usandık. Çocuklarımızın tecavüze uğramasından usandık.”

Bu görüşmenin ardından Taylor, barış müzakerelerine katılmaya söz verdi. Gbowee yıllar sonra, görüşme boyunca Taylor’ın güneş gözlüklerini çıkarmadığını anlatarak, “Gözlerimize bakmaya cesareti yoktu” diyecekti.

Barış görüşmelerini de yakından takip eden kadınlar, müzakerelerin sürdüğü binayı kuşatarak heyet üyelerinin anlaşmaya varana kadar binadan çıkmalarına izin vermedi. Gbowee, kendilerini gözaltına almaya gelen korumaları soyunmakla tehdit etti. Bu tehdit karşısında korumalar çaresiz kaldı.

2011 Nobel Barış Ödülü’nü alan Gbowee, New York Times’tan Errol Morris’in “Kadınlar olmasa Liberya’ya barış gelir miydi?” sorusuna, şu yanıtı veriyor: “Ülke tarihinde bir şeylerin değişmesinin gerektiği bir andı. Bu değişimde, eli silahlı adamlar değil, savaştan başka bir yol gösterecek kadınlar gerekliydi.”

Sırbistan

Kadınlar Bosna Savaşı döneminde patriyarkanın ağır baskısı altındaydı: ‘Düşman’a karşı daha fazla çocuk doğurmak ve ‘kahraman asker’ erkeklerine destek vermek gibi geleneksel rollere itilmekteydiler. Kilise ve devlet otoritesine karşı çıkan kadınlar her cephede, “Ben bir vatan hainiyim” sözünü haykırarak kendilerine biçilen rollere girmeyi reddetti. Savaş boyunca meydanlara çıkarak bu açıklamalarını yineleyen kadınlar, militarizmi, milliyetçiliği ve kadının rolünün anneliğe indirgenmesini eleştirdi.

Kuzey İrlanda

Kuzey İrlanda Kadın Koalisyonu, bir grup kadının 1996 yılında “Yeter artık” demesinin ardından ellerini taşın altına koymasıyla kuruldu. Seçimlere çok az bir süre kala kurulan partinin seçilmeye yönelik bir umudu yoktu ama Meclis’te iki sandalye kazanmayı başardılar. Barış sürecinde aktif olarak yer aldılar.

Partinin kurucularından Monica McWilliams, 2012 yılında İstanbul’da katıldığı bir konferansta “Senin bu masada ne işin var? Evine git, çocuk yap” gibi ifadelerle karşı karşıya kaldığını aktardı.

Monica McWilliams

Monica McWilliams

Kuzey İrlanda’da kadınlar ayrıca, resmi barış görüşmeleri başlamadan önce Katolik ve Protestan toplumları arasında köprü kurulmasına ön ayak oldu. Eski düşmanlıklar yerine, sağlık ve eğitim alanında çözüm önerileri ve stratejilerini masaya yatırdılar. Kadınlar arasındaki dayanışma, kanlı geçmişe rağmen birlikte yaşamanın mümkün olduğunu kamuoyuna gösterdi.

* Bu yazı hazırlanırken ‘Çatışmaların Çözümünde Kadınların Rolü- DPI (Democratic Progress Institue) Yuvarlak Masa Toplantısı’ raporunun yanı sıra, Conciliation Resources ve Global Nonviolent Action Database internet siteleri ile Cynthia Cockburn ve Margaret Ward’ın makalelerinden faydalanılmıştır.

Kaynak:   http://www.diken.com.tr/elinin-hamuruyla-baris-mucadelesi-veren-kadinlar-savastan-baska-bir-yol-gerekliydi/

+ There are no comments

Add yours